25 Haziran 2021, CumaRSSKünyeIletisim
ÜYELİK İŞLEMLERİ
SON EKLENEN VIDEO
FACEBOOKUN ANDROİD İÇİN YENİ UYGULAMASI: HOME
REKLAMLAR
SON YORUMLAR
ALFRED DE MUSSET Necla İsalar o kadar aradım musset hakkında iyi yazı bulamadım. tüm baktıgım yerlerde bır iki satır açıklamadan başka bir şey yoktu. burada buldugum için mutlu old...
OSMANLI PADİŞAHLARININ ÖZELLİKLE Gündem Türkiye Sn. @Erhan Özdemir; Kopyalama yerine, site linkini paylaşabilir veya sayfanın Print Scrn tuşu ile fotoğrafını çekebilirsiniz... ...
TOPLUMDAKİ BİREY SAYISI ve NÜFUS İpek Önder Ahmet bey bana ulaşır mısınız? Önemli. nuripekonder [at] gmail.com
ERKEK SAĞLIĞI VE PROSTAT BÜYÜMES ömer yıldırım Özellikle erkeklerde çok görülen prostat büyümesi ve prostatit benzeri hastalıkların böbreklerin zarar görmemesi için mutlaka tedavi edilmelidir. pros...
BULGARİSTAN VE JAPONYA ÖRNEĞİ selamettin acun keske bu yazıyı biz değil de okuması gerekenler okusa ona göre bişeyler yapmaya calıssa, ne bilim bir adım bir kıvılcım yaratsa. Biz yandık yetenekl...
MASALLAR VE MASAL TÜRLERİ Emin ÇELİK yazılarınızı başından bu yana takip ediyorum benim için masal ve edebi türler içerisinde sanki ayrı bir tür özelliği taşıyor. tek başına şiir gibi tek...
OLMAZSA OLMAZ ANDROİD UYGULAMALA Safa ARSLANER Angry Birds Aslında basit bir uygulama ancak sesler ve görselliğin mükemmel uyumu sayesinde bir anda oyunun bağımlısı olabiliyorsunuz......
DAVRANIŞ ANALİZİ NE ŞEKİLDE YAPI Emin ÇELİK sadece çocuklar için değil gündelik yaşantımızda biz büyükler içinde tüm bunlar geçerli. sadece içimizdeki isimleri farklı oluyor. oldukça şık bir yaz...
HARİCİ HARDDİSK ALIRKEN DİKKAT E Safa ARSLANER Aslına bakarsanız HDD alırken yaptığımız en büyük yanlışlık ucuzuna kaçmak oluyor. Bazı teknoloji marketlerinin elinde kalan ürünleri yarı fiyatlarına...
BİLGİSAYAR NEDEN YAVAŞLAR? sena kızıl Şu başlangıçta açılan uygulamalar durumundan haberdar değilimde bu çok iyi oldu, hemen sıkı bir temizliğe başlıyorum, inşallah hızlanır biraz makinam ...
En Çok Aranan 30

SEN KAÇ KEZ ÖLÜRSEN ÖL
SEN KAÇ KEZ ÖLÜRSEN ÖL
Kategori
Zaman
21.11.2012 13:39
Yazar
Mustafa KARAÇANAK
Okunma Sayısı
1814
     "Sen kaç kez ölürsen öl, Tanrı bir sayar." Kime ait olduğunu unuttuğum bu söz aklıma geldiğinde, ruhu hasar görmüş kişilerin bedenlerinin de bir gün mutlaka hasar göreceğini düşünürüm. 


     Daha çok, karışık yaşamın verdiklerinin daha yeni yeni idrakinde olan gençler ile hayat koşullarının sürekli itaatkar yaptığı zayıf bireyleri ele almak gerektiğini, çünkü bunları önümüze yatırdığımızda, çıkan sonuç ve sonuçlara bir göz atmamızla nerelerde hata yapıldığını kolayca görebileceğimizi düşünürüm.


     Karşımızdaki o körpe gencin tepkisini dindirmek için ortaya dökeceğimiz tebessüm yerine, vereceğimiz sert tepki... Dengeli bir iletişimin şartlığını unutup, vurun abalıya misali kendimizden olmadığını düşündüğümüz kişiye yaptığımız mezalimlik, en basit çerçeve içinde böyle görünür.


     Bütün yapılan hatalar da hepi topu işte bu kadardır.


     Biz, farkında olmadan diğer insanları öldürüyor muyuz peki? Belki de doğrudur, öldürüyoruz, katil olmak demek zaten direk hedefi vurmak değildir her zaman. Bazen bir cümle, bir bakış bazen şirazesi kaçmış disiplin adı altında şart koşuculuk bir anda olmasa da yavaş yavaş yaşanabilecek çeşniliği insanın elinden alabilir. Hep söylemiyor muyuz? Bir başkasından şikayetçi olmuyor muyuz? Bize yaptıklarından dolayı. Duraksamalı donuk bir yüz ifadesini taşıdığımız günleri bir düşünün, kendi kendimize mi o hale geldik?


     Anatomik yapı dışında, beslenmesi gereken bir ruhun varlığını asla  inkar edemeyiz. Bir başkasını değil, kendi çocuğunuzu ele alın önce. Anne iseniz çocuğunuza üzerindeki ilgiyi göstereceğiniz tebessüm, baba iseniz her gün keşfedeceğiniz bir çocuğunuz olduğunu unutmamalısınız. Fizyolojik ebeveyn olarak, onlara zarar vermek isteyebilir miyiz? Bir gün canlarına kıymalarını görmek ister miyiz?


     Berlin Üniversitesi, "Şiddetli ve Karışık Anlamların Bitmek Bilmez Oyunu" adı altında 1995 yılı kapanış araştırmasında bu konuya uzun uzun değinmiş, gençlerde ve baskı altında tutulanların, kapalı zihinlerinde oluşturdukları çevreden gelen komplike zararlı etkilerden dolayı kötümser fikirlerinin bir sonraki fikirleriyle bağlantısında çöküşün başladığını ifade etmiştir. Araştırmada eğilimlerini ölümden yana seçen insanların, ölümü bir tükeniş ve doğumun cezası olarak gördüklerini açıkça görmüşlerdir. Var olmanın içinde neler sakladığını meraktan uzaklaşmış bireylerin, gittikçe düşüncelerinde sabitlik ve sakinlik yaşadıklarını, buna karşılık hislerine hiç mana koyamadıklarını açıkça tetkik etmişlerdir. 


     İlgiden yoksunluk! Araştırmanın özeti ve bütün olumsuza çeken her şeyin temeli işte buydu. Onun için, bunalımlardan çıkamayanlar her gün ölebilir, bir gün gerçekten ölebilir, ama yaratıcı bunu bir sayar.


     Plutarkhos gibi özenilecek veya sakınılacak bir hayat içinde olmak, bütün deneyimleri buna bağlamak yeterli olmaz kanımca. Bir hayat verilmişse, sadece kendimize değil, başkalarının da içinde dahil olduğunu unutmamalıyız.


     Zaten hayatla ölüm bir birleriyle ince temas halindeler. Bunu zayıflatarak neden kopmasını kolaylaştıralım ki?
Etiket kon
YORUM PANELİ
Gönder
500
Toplam 0 adet yorum yapılmıştır.TÜM YORUMLAR
11.04.2012 21:30 Gündem Türkiye
Bu yazıda onaylanan hiç bir mesaj bulunmamaktadır! Yazımız hakkında yorum yapıp, farklı bakış açılarından bilgiyi daha verimli hale getirebilirsiniz. Sitemize üye değilseniz, üye olmak için lütfen TIKLAYINIZ
Saygılarımızla.
[ 2012 Versiyon 2.00a ] [ Yazılan her yazı yazarların sorumluluğundadır. Hiçbir yazı izin alınmadan kopyalanamaz. ]
iletisim
Free Music
DMCA