18 Eylül 2020, CumaRSSKünyeIletisim
ÜYELİK İŞLEMLERİ
SON EKLENEN VIDEO
FACEBOOKUN ANDROİD İÇİN YENİ UYGULAMASI: HOME
REKLAMLAR
SON YORUMLAR
ALFRED DE MUSSET Necla İsalar o kadar aradım musset hakkında iyi yazı bulamadım. tüm baktıgım yerlerde bır iki satır açıklamadan başka bir şey yoktu. burada buldugum için mutlu old...
OSMANLI PADİŞAHLARININ ÖZELLİKLE Gündem Türkiye Sn. @Erhan Özdemir; Kopyalama yerine, site linkini paylaşabilir veya sayfanın Print Scrn tuşu ile fotoğrafını çekebilirsiniz... ...
TOPLUMDAKİ BİREY SAYISI ve NÜFUS İpek Önder Ahmet bey bana ulaşır mısınız? Önemli. nuripekonder [at] gmail.com
ERKEK SAĞLIĞI VE PROSTAT BÜYÜMES ömer yıldırım Özellikle erkeklerde çok görülen prostat büyümesi ve prostatit benzeri hastalıkların böbreklerin zarar görmemesi için mutlaka tedavi edilmelidir. pros...
BULGARİSTAN VE JAPONYA ÖRNEĞİ selamettin acun keske bu yazıyı biz değil de okuması gerekenler okusa ona göre bişeyler yapmaya calıssa, ne bilim bir adım bir kıvılcım yaratsa. Biz yandık yetenekl...
MASALLAR VE MASAL TÜRLERİ Emin ÇELİK yazılarınızı başından bu yana takip ediyorum benim için masal ve edebi türler içerisinde sanki ayrı bir tür özelliği taşıyor. tek başına şiir gibi tek...
OLMAZSA OLMAZ ANDROİD UYGULAMALA Safa ARSLANER Angry Birds Aslında basit bir uygulama ancak sesler ve görselliğin mükemmel uyumu sayesinde bir anda oyunun bağımlısı olabiliyorsunuz......
DAVRANIŞ ANALİZİ NE ŞEKİLDE YAPI Emin ÇELİK sadece çocuklar için değil gündelik yaşantımızda biz büyükler içinde tüm bunlar geçerli. sadece içimizdeki isimleri farklı oluyor. oldukça şık bir yaz...
HARİCİ HARDDİSK ALIRKEN DİKKAT E Safa ARSLANER Aslına bakarsanız HDD alırken yaptığımız en büyük yanlışlık ucuzuna kaçmak oluyor. Bazı teknoloji marketlerinin elinde kalan ürünleri yarı fiyatlarına...
BİLGİSAYAR NEDEN YAVAŞLAR? sena kızıl Şu başlangıçta açılan uygulamalar durumundan haberdar değilimde bu çok iyi oldu, hemen sıkı bir temizliğe başlıyorum, inşallah hızlanır biraz makinam ...
En Çok Aranan 30

KENT OLGUSU
KENT OLGUSU
Kategori
Zaman
22.11.2011 00:17
Yazar
Gündem Türkiye
Okunma Sayısı
4151
Kent Kimlik İlişkisi

Kent kavramı, fiziksel ve düşünsel bir yapılanmanın ürünüdür. Bu ürün, bireyin tek tek durumundan ziyade bireylerin dağılım ve bu dağılımın gösterdiği genel şekillenme sonucu oluşmaktadır.

Hajek kenti ilişkiler bağlamında tanımlamıştır. Kent; biçimlerden, renklerden, ışıklardan, sudan ve yeşil alanlardan oluşan bir sanat alanıdır. Burada insanlar birbirleriyle karşılaşıp buluşmakta ve birlikte olmaktadırlar. Kent, her sınıftan insana toplumsal olarak birbirleriyle iletişim kurma fırsatı vermektedir. Kent önceden kararlaştırılmış veya rastlantısal buluşmaların yeridir. Kent, her dönem ve kültürde, insanların her konuda fikir yürüttükleri bir mekan olmuştur. Kentler, insanlar için vazgeçilmez önem taşıyan felsefe, din ve sanatların vücut bulduğu, var olduğu, yaratıldığı yerlerdir. Daha da önemlisi, düşüncelerin, felsefelerin ve yaşantıların tartışıldığı, bunların alışverişinin yapıldığı bir forum; etrafında dolaşılacak, orada ikamet edilecek; tartışma, kutlama; yeme-içme, oyun, dans gibi etkinliklerin yapılabileceği; düşünmeye ve gözleme dayanan, sonuç olarak da insanların bir araya gelip, kendi kimliklerini buldukları bir alan olarak algılanmalıdır (Hajek, 1993’den aktaran Öztürk 2007, s.5).

Tüm kentler başlangıçta barınma gereksinimine hizmet etmekteydi. Ancak kentlerin değişen yüzü bize kırsal kent ve kentsel kent kavramlarını ortaya çıkardı. Kırsal kent kavramı, o yerleşkenin sadece yerleşim üniteleri ve o ünitelere hizmet eden küçük ticari birimler ile hizmet ünitelerinden meydana geldiğini ifade etmektedir. Bu tip kentlerin çevre kentlerle de ilişkileri son derece zayıftır. Kentsel kent diğer bir adıyla günümüzde metropol olarak ele aldığımız bu kavram çerçevesinde oluşan kentlerde ise diğer kentlerle iletişim çok güçlüdür ve hatta kentler artık diğer kentlerle bir bütünlük göstermektedir. Bu tip kentlerde de kent bölgeleri oluşmakta ve çok çeşitli yerleşim üniteleri meydana gelmektedir.

Hindistan’ın Şandigal şehri, kır ve kentin bir arada düşünülerek oluşturulan önemli bir yerleşkedir. Doğa adeta kentin içinde akmaktadır. Doğayı yerleşim alanlarına sokma çabası söz konusudur. Böylelikle kır ve kent kavramı bir arada yaşatılmaya çalışılmaktadır.

İngiltere’de ise kentlerin gelişiminde hep dengeli çalışan bir organizma yaratma çabası söz konusudur. Kentler gelişmeden önce ufak bir köyken; kent merkezleri, yeşil alanların, iş alanlarının vb… dengeli düzenlenmesiyle çalışma alanları, üniversiteleriyle bir şehir yaratma amacı vardır. Bu şekillenmede ise, her zaman geçmişe saygı söz konusudur. Ayrıca kentlerin oluşumunda toplumsal kriterler de göz önünde tutularak bir bütünlük içinde gidilmektedir.

Bu iki örnek bize gösterir ki; birincisinde Şandigal şehri, Hindistan’dan farklı bir merkez gibi, toplumun gereksinimlerine uyulmaması sonucu gelişmesi determanist bir yaklaşımı ortaya çıkarırken; ikinci örnek olan İngiltere’deki planlamada ise toplumsal bir yaklaşımla gelişme söz konusudur.

Bireyin birlikteliği ile oluşan toplum kavramı kentlerin yapı taşlarını oluşturur. Bu da bize gösterir ki toplumun kentin dinamiklerinde önemli etkisi söz konusudur. Bu yüzden toplumunda yaklaşımı alınarak genel bir planlama sonucu kentlerin gelişmesi gerekmektedir.

Ülkemizde ise kırsal ve kentsel kent kavramı ciddi bir ayrım göstermektedir. Bunun sonucunda ise, kır-kent arası farklı bir yapı oluşmaktadır.

‘’Kent ile köy arasında ki ayrımın doyurucu olmadığı görüşüne göre kent ve köy, boşlukta kendiliklerinden var olan, ayrı varlık değillerdir. Her birinin ötekinde de rastlanan, onunkiyle karışan özellikleri vardır. Küçük bir köy önce kasaba daha sonra da kent olmaya adaydır. Kent ve köy arasında yaşama biçimi farkı tek bir özellik ya da etkenin sonucu değildir. Birbirine sıkıca bağlı, işlevsel ilişkileri olan bir dizi özelliklerin ürünüdür. Kentlerle köyler arasında elverişli bir ayrım yapmak istendiğinde karşılıklı ilişkileri ve işlevsel bağlantıları tümü ile hesaba katmak gerekir’’ (Keleş, 1976).

Kentler ‘’medeniyetlerin seralarıdır’’, burada insan dehası anlam bulmakta, özgün, estetik, kültür ve etik değerler yer almaktadır. Bu yönüyle kent ‘’insanlığın eriştiği en yüksek başarısıdır’’ (Jones, 1967).

Kentler insanların en iyi standartlarda yaşamlarını sürdürebilmesi için oluşturulmaktadır.

Kentler birbirini besleyen birbirinin ara kesiti gibi hizmet eden ünitelerle meydana gelmektedir. Amaç; kenti oluşturan insanların, standart üstü seviyedeki hizmet ürünleriyle donatılmış bir kentte yaşamını sürdürmesini sağlamaktadır.

Cansever’e göre kent, insanın hayatını düzenlemek üzere meydana getirdiği en önemli ve en büyük fiziki ürünü ve insan hayatını yönelten; çevreleyen yapıdır (Aydemir, 2004, s.3).

Kentlerin gelişiminde o yerleşkenin sahip olduğu doğal kimlik faktörleri de etkili olmaktadır. Kentler bu çerçevede gelişirken ciddi bir etkileşim içinde olmakta ve kendi öz kimliğini oluşturmaktadır.

 

Kimlik ise; ‘’doğadaki herhangi bir canlıyı veya objeyi başka canlı veya objeden ayıran, öncelikle onun görsel, işitsel vb… diğer duyularla algılananı kendine özgü kılma durumudur. Kimlik eşitlik değil daha çok bireysellik, teklik, özgünlük anlamındadır. Kendine özgü olma durumu, kuşkusuz diğer canlı veya cansız varlıklarla kurulan ilişkilerle anlaşılabilir. Bu yüzden ‘’ilişki’’ kimliğin ortaya çıkmasında gerekli eylem biçimidir (Ocakçı, 1993, s.178).

Kimi kentler tarihi özelliklerini muhafaza ederek, kimi kentlerde önemli simgeleriyle kimliklerini belirlerken; kimi kentlerde doğal güzellikleriyle; kimilerinde de kültürel yerleşmeleriyle kimlik tanımı yapılmaktadır. Kimlik; kavramsal olarak ülke ölçeğinden kentlere ve kent yerleşkelerine inildikçe farklılaşmalar göstermektedir. Örneğin, Türkiye denildiğinde ilk akla gelen kimlik özellikleri (turizm bölgeleri olarak güney sahillerimiz; tarihi güzellikleriyle Nemrut, Kapadokya, İstanbul vb…) kentlerden bahsedilebilir. Daha alt ölçekte İstanbul deyince Ayasofya, Kız Kulesi, Süleymaniye gelirken; ilçeler bazında ise o bölge için referans olarak da ele alabileceğimiz noktalar oluşmaktadır zihinlerimizde.

Günümüzde kimlik tanımını aynı fikri paylaşmayan yapı gruplarının oluşturduğu yerleşimler, o yerleşkeye ait olmama durumunu uyandırmaktadır. Oysa aynı dili paylaşan yapıların bir araya gelmesi ise, oraya aitlik olgusunu pekiştirmekle birlikte orada önemli bir kimlik kazanmış olmaktadır. Bu duruma ülkemizde pek rastlayamayız.

Örneğin, Perşembe Pazarı bölgesinde sonradan oluşan yerleşke o bölgenin kimliğinde ciddi olarak olumsuz bir görüntü sergilemektedir, ülkemizde bu tarz düzenlemeler karşımıza çıkabilmektedir.

Kentlerin kimliğini kentliler ve onların yaşam biçimi oluşturur. Kent kimliği, yaşam biçiminin kendisi değil de, bu biçimin sonucu olan ürünler yargılanarak değerlendirilemez. Kent kimliği durağan olmayan, sürekli gelişip değişen dinamik bir oluşumdur (Toker, 1993, s.227).

Sonuç olarak; kentin özgün nitelikleriyle şimdi ve gelecekle bir bütünlük kurulması, kimliğinde kavram kargaşası yaşamaması, bir süreklilik oluşturması ancak tarihsel kimliği yani tarihsel geçmişin analizi ile mümkün olabilmektedir.


Etiket kon
YORUM PANELİ
Gönder
500
Toplam 0 adet yorum yapılmıştır.TÜM YORUMLAR
11.04.2012 21:30 Gündem Türkiye
Bu yazıda onaylanan hiç bir mesaj bulunmamaktadır! Yazımız hakkında yorum yapıp, farklı bakış açılarından bilgiyi daha verimli hale getirebilirsiniz. Sitemize üye değilseniz, üye olmak için lütfen TIKLAYINIZ
Saygılarımızla.
Benzer Konular
Benzer Konular
Benzer Konu
Benzer Konu
Benzer Konu
Benzer Konu
Benzer Konu
Benzer Konu
Benzer Konu
Benzer Konu
Benzer Konu
Benzer Konu
[ 2012 Versiyon 2.00a ] [ Yazılan her yazı yazarların sorumluluğundadır. Hiçbir yazı izin alınmadan kopyalanamaz. ]
iletisim
Free Music
DMCA